İçeriğe geç

Pandora

Anlatmak, anlatmaya çalışmak ifade etmek. O kadar önemli ki bu üç eylem. Hani küçümsediğimiz ve önemini en aza indirgediğimiz ”şeyler listesi”. İnsan neden vardır ve ne için yaşar temasına dayalı binlerce kitap yazılmışken ve onlarca yorum varken bunu sorgulamak zaman kaybı görülebilir fakat anlatmak, anlamlandırabilmek için var insan. Duyulmak için var ifade etmek ve nesillere ifade edilmek için var. Dünyanın en güzel bitkisi, dünyanın en görkemli hayvanı, dünyanın en sınırsız tabiatı ile insan arasındaki tek fark. ANLATABİLMEK. Ses olmak, duyulmak. Tabi bu ayırıcı özelliğin önemi bencil kullanılınca çokta anlam kazanmıyor.

İnsan anlayabildiği kadar anlatabilir; anlatabildiği kadar varlığını benimser. Tabiatın insana verdiği tek arzu fark edilebilmek iken anlatamamak insanın arzularının önünü keser ve arzusuz yaşam, yaşamdan çok ”mecburiyetler silsilesi” halini alır. Ben de buradayım. Ben de varım. Senin için, dünya için, insanlık için. Çünkü anlatabiliyorum. Çünkü sana yazıyorum, çünkü sana konuşuyorum ve anlatıyorum. Seni dinliyor ve seni anlıyorum. Sen olduğun için ben varım. Seni dinleyebildiğim için ben varım. Tüm anlamların ile karşımda olduğun için ben varım. Sen varsan ben varım. Çünkü ben bir insanım. İşitme engelli isen eğer gözlerinle konuş bana, göremiyorsan beni eğer hislerini söyle bana çünkü her ne kadar gözlerimizle gördüğümüze inansak bile kalbimiz olmasaydı göremezdik birbirimizi. Kalbinle bak bana. Yeter ki beni dinle. Çünkü ben var olmak için geldim. Anlam olabilmek, yer yüzünde bir parça olabilmek için geldim. Tıpkı senin gibi.

Tıpkı dünyaya gelirken seninle ortak özelliğimizin olduğunu anladığın gün gibi. Sen yada ben yada biz yada onlar hepimizin tek bir amacı var. Anlaşıla bilmek. Anlaşılırken var olmak, var olurken bu hayata ses olmak. Hayatın tınısı insandır. Sesi, yüreği, kalbi insandır. Hadi sorgula insan ne ister? İnsan anlaşıla bileceği mecra ister, insan ister. Hani var olduk ve tek amacımız anlaşıla bilmek ya.. Dinlene bilmek ister. Karşımızda dikilen her sesin bir hayat olduğunu bilerek yaşarken hayat o kadar kıymetli ve o kadar değerli ki tarifini yapamıyorum. Her insanın bir hayat olduğu ve her hayatın Pandora’nın Kutusu olduğunu  bilerek yaşamak o kadar kıymetli ki. Lütfen hayatı yerine teslim edeceğimiz gün gelmeden hayatımızdaki tüm kutuları açalım. Kendi kutumuzu da ikram edelim ama. Bol bol konuşalım. Bol bol anlatalım ve sınırsız dinleyelim. Beş dakika öncesindeki keşkeler sırtımıza yük olmadan söyleseydim, yapsaydım, alsaydım’lar olmadan sıfır yük ile devam edebilmek için, var olabilmek için konuşalım. Öyle konuşalım ki karşımıza gelen başka bir hayat bizim gözlerimizden kutumuzu görsün. Gizemlilik sadece bilinmesi olumsuzluğu beraberinde getirecek durumlara mahsus olsun. Hiç bir sır kalmasın içinde. En büyük yük anlatamadıklarımız çünkü. Keşkelerin tek sebebi susmayı seçmek çünkü. Bir tek anlatmayalım ama. Öyle güzel dinleyelim ki karşımızdaki Pandora’lar konuşunca kutusundaki tüm yükler akan sulara dökülsün. Size ayrılan zamanın sonuna geldiğinizde, ağlayarak geldiğiniz dünyadan gülerek gitmek için, hayatına dokunduğunuz her insanın hafızasında yer etmek için bol konuşun bol dinleyin. Aa unutmadan yüzünüzden gülümseme hayatınızdan Pandoralar eksik olmasın. En kıymetli Pandora kalptir. Kalbe sahip olmak, anlatmak ve anlaşılmaktır…

Tarih:İçimdekiler NET

İlk Yorumu Siz Yapın

  1. Anonim Anonim

    Visitor Rating: 5 Stars

  2. Anonim Anonim

    Visitor Rating: 5 Stars

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir