İçeriğe geç

Daima bir ”hadi” ye ihtiyaç vardır.

En acıklı sözlerin altına biraz darbuka ve org ekleyerek çifte telli oynayabilen bir milletiz. Acıyı reddimiz ‘te buralara kadar dayanıyor. Kına gecelerinde ağlayan gelinler 5 dakika sonrasında halaya katılabilir. Yadsınmaz. Cenaze kalkınca bir evden, misafirle ilgilenmekten ağlayamaz acı sahibi. Temiz havlu aramaklar, tavuklu pilav yaptırmaklar. Meşguliyet acıya der ki; dur bir dakika bekle. Yas, yokmuş gibi yaparız. Acıyı görmek istemeyiz. Konuşmayız, konuşamayız. Olmamış gibi yaparız. Ama olmuştur. Kaynıyordur. Taşıyordur.

Onları tek tek karşımıza oturtmak, gözlerine bakmak,kabul etmek sonra uğurlamak gerekir. Çünkü yok saydığın acıyı, bitiremezsin. Bitmeyen acı, olur olmadık yerde piyasaya çıkar. Küçücük bıraktığın dert kocaman kapını çalar. Zaman anlatabildiklerimizi iyileştirirken anlatamadıklarımızı acımasızlaştırır. Olmaz. En kolaylar zor olur. Sonuç her ne olursa olsun sende kalacağına, yeryüzünde uçsun içinin sessiz çığlıkları. Biraz da sen boş ver tüm olanları. Acıları çifte telliye söz yapmadın da mutsuz olmadın mı? Boş verecek biri varsa mutlaka sen ol. Bunu kendine en doğal hak bil. Kocaman kahkahan senden eksik olunca sen eksiksin. Kendini eksik bırakma. Seni yarım halde koyanlara da minnet eyleme.

Güneşi gördüğün her an bir daha boş ver çığlık çığlığa, her acını oyun havasına söz yap ve şen kahkahalarınla oyna. Gülmek, dans etmek, çevrendeki her şeye ışık olmak sana çok yakışıyor. Sen çok güzelsin. Hayatında görüp göreceğin her şeyden çok güzelsin. Şimdi üzüldüğün her şeyi kendine meze yapmaya başla. Hemen mutfağa, en sevdiğin yemeği, sonrada en çok istediğin her şeyi yapmaya. Çok az zamanın kaldı. Her saniyen inanılmaz kıymetli. Haydi kalk oynamaya… 🙂

Tarih:İçimdekiler NET

İlk Yorumu Siz Yapın

  1. Anonim Anonim

    Visitor Rating: 5 Stars

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir